Anasayfa

Giriş/Üye

Hesap No

Bağış Yap

Sepetim

Ahlak ile İlgili Ayetler ve Mealleri

Ala / 14. Ayet
قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ

Her türlü kötülükten arınan kimse gerçekten kurtuluşa ulaşmıştır.

Şems / 9. Ayet
قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَاۙۖ

Nefsini maddi ve manevi kirlerden temizleyen kişi mutlaka felaha erer.

Leyl / 18. Ayet
اَلَّذ۪ي يُؤْت۪ي مَالَهُ يَتَزَكّٰىۚ

Malını iyilik yolunda vererek kendini arındıran kimse böyledir.

Tâ-Hâ / 76. Ayet
جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُ۬ا مَنْ تَزَكّٰى۟

Onlara altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada sürekli kalırlar. Bu, arınanların karşılığıdır.

Fâtır / 18. Ayet
وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ وَاِنْ تَدْعُ مُثْقَلَةٌ اِلٰى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۜ اِنَّمَا تُنْذِرُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ وَمَنْ تَزَكّٰى فَاِنَّمَا يَتَزَكّٰى لِنَفْسِه۪ۜ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ

Hiçbir kimse başkasının günah yükünü taşımaz. Günah yükü ağır olan biri başkasından destek istese, yakın akrabası bile olsa ondan bir şey üstlenemez. Sen ancak görmedikleri halde Rablerinden sakınan ve namazı dosdoğru kılanları uyarabilirsin. Arınan kişi kendi yararına arınmış olur. Dönüş yalnız Allahadır.

Nisâ / 49. Ayet
اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يُزَكُّونَ اَنْفُسَهُمْۜ بَلِ اللّٰهُ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُ وَلَا يُظْلَمُونَ فَت۪يلًا

Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi. Oysa asıl arındıran Allah’tır. Hiç kimseye en ufak bir haksızlık yapılmaz.

Abese / 3. Ayet
وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ

Nereden bilebilirsin, belki o kişi arınacak ve temizlenecekti.

Abese / 7. Ayet
وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ

Onun arınıp arınmaması konusunda senin üzerinde bir yükümlülük yoktur.

Bakara / 129. Ayet
رَبَّنَا وَابْعَثْ ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكّ۪يهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟

Rabbimiz, içlerinden onlara bir elçi gönder. O elçi senin ayetlerini okusun, onlara kitabı ve hikmeti öğretsin, onları arındırsın. Şüphesiz mutlak güç sahibi ve hükmünde hikmetli olan sensin.

Bakara / 151. Ayet
كَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪يكُمْ رَسُولًا مِنْكُمْ يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِنَا وَيُزَكّ۪يكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَۜ

Nitekim size kendi içinizden bir peygamber gönderdik. O size ayetlerimizi okuyor, sizi arındırıyor, kitabı ve hikmeti öğretiyor, bilmediklerinizi size bildiriyor.

Âl-i İmrân / 164. Ayet
لَقَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ اِذْ بَعَثَ ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۚ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

Allah, müminlere kendi içlerinden bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. O peygamber onlara ayetleri okur, onları kötülüklerden arındırır, kitabı ve hikmeti öğretir. Oysa onlar daha önce açık bir sapkınlık içindeydi.

Cum'a / 2. Ayet
هُوَ الَّذ۪ي بَعَثَ فِي الْاُمِّيّ۪نَ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۗ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ

Ümmi toplumun içinden, onlara ayetlerini okuyacak, onları arındıracak, kitabı ve hikmeti öğretecek bir peygamber gönderen O’dur. Halbuki onlar daha önce apaçık bir şaşkınlık içindeydi.

Kalem / 4. Ayet
وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ

Şüphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin.

Nûr / 21. Ayet
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَاِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكٰى مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ اَبَدًاۙ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

Ey iman edenler, şeytanın izinden gitmeyin. Kim onun adımlarını izlerse bilsin ki o hayâsızlığı ve kötülüğü emreder. Allah’ın lütfu ve merhameti olmasaydı hiçbiriniz temizlenemezdiniz. Fakat Allah dilediğini arındırır. Allah her şeyi işitir ve bilir.

Nûr / 28. Ayet
فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا ف۪يهَٓا اَحَدًا فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتّٰى يُؤْذَنَ لَكُمْۚ وَاِنْ ق۪يلَ لَكُمُ ارْجِعُوا فَارْجِعُوا هُوَ اَزْكٰى لَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ

Eğer bir evde kimseyi bulamazsanız, size izin verilmeden içeri girmeyin. Size geri dönün denirse hemen dönün. Bu sizin için daha temiz bir davranıştır. Allah yaptıklarınızı bilir.

Nûr / 30. Ayet
قُلْ لِلْمُؤْمِن۪ينَ يَغُضُّوا مِنْ اَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْۜ ذٰلِكَ اَزْكٰى لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ

Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha temizdir. Allah onların yaptıklarından haberdardır.

Bakara / 232. Ayet
وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ اَنْ يَنْكِحْنَ اَزْوَاجَهُنَّ اِذَا تَرَاضَوْا بَيْنَهُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ ذٰلِكَ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ مِنْكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكُمْ اَزْكٰى لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Kadınları boşadığınızda ve bekleme süreleri dolduğunda, meşru şekilde anlaştıkları takdirde eski eşleriyle ya da başka biriyle evlenmelerine engel olmayın. Bu, Allah’a ve ahiret gününe inananlara verilen bir öğüttür. Buna uygun davranmanız sizin için daha temiz ve daha hayırlıdır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Kehf / 19. Ayet
وَكَذٰلِكَ بَعَثْنَاهُمْ لِيَتَسَٓاءَلُوا بَيْنَهُمْۜ قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْۜ قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالُوا رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَابْعَثُٓوا اَحَدَكُمْ بِوَرِقِكُمْ هٰذِه۪ٓ اِلَى الْمَد۪ينَةِ فَلْيَنْظُرْ اَيُّهَٓا اَزْكٰى طَعَامًا فَلْيَأْتِكُمْ بِرِزْقٍ مِنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ اَحَدًا

Onları uyuttuğumuz gibi uyandırdık ki kendi aralarında durumu konuşsunlar. İçlerinden biri, ne kadar kaldınız diye sordu. Bir kısmı, bir gün ya da günün bir bölümü kadar dediler. Diğerleri ise, ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir, içinizden birini şu paranızla şehre gönderin, yiyeceklerin en temizini araştırsın ve size ondan getirsin, üstelik nazik davransın ve sizi kimseye sezdirmesin dediler.

Bakara / 172. Ayet
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَاشْكُرُوا لِلّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ

Ey iman edenler, size verdiğimiz rızıkların helal ve temiz olanlarından yiyin. Eğer gerçekten yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız O’na şükredin.

Tevbe / 103. Ayet
خُذْ مِنْ اَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكّ۪يهِمْ بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ صَلٰوتَكَ سَكَنٌ لَهُمْۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

Onların mallarından sadaka al. Bununla onları arındırır ve temizlersin. Onlar için dua et. Senin duan onlara huzur verir. Allah her şeyi işiten ve bilendir.

Enfâl / 53. Ayet
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّرًا نِعْمَةً اَنْعَمَهَا عَلٰى قَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ

Bu böyledir. Çünkü bir toplum kendindeki hali bozmadıkça Allah da onlara verdiği nimeti değiştirmez. Allah her şeyi işitir ve bilir.

Âl-i İmrân / 77. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَاَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَل۪يلًا اُو۬لٰٓئِكَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ وَلَا يَنْظُرُ اِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir dünya menfaatine değişenler var ya, onların ahirette bir nasibi yoktur. Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz, onlara rahmetle bakmaz ve onları temize çıkarmaz. Onlar için acı bir azap vardır.

Şuarâ / 137. Ayet
اِنْ هٰذَٓا اِلَّا خُلُقُ الْاَوَّل۪ينَۙ

Bu, eskilerin sürdürdüğü alışkanlıklardan başka bir şey değildir dediler.

Kehf / 74. Ayet
فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا لَقِيَا غُلَامًا فَقَتَلَهُۙ قَالَ اَقَتَلْتَ نَفْسًا زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍۜ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا نُكْرًا

Yine yola devam ettiler. Sonra bir erkek çocuğa rastladılar. Hızır onu öldürdü. Musa da, bir cana karşılık olmadan masum bir canı mı öldürdün, gerçekten çok ağır bir iş yaptın dedi.

Meryem / 19. Ayet
قَالَ اِنَّمَٓا اَنَا۬ رَسُولُ رَبِّكِۗ لِاَهَبَ لَكِ غُلَامًا زَكِيًّا

Ruh dedi ki, ben yalnızca Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir erkek çocuk vermek için gönderildim.

Alak / 6. Ayet
كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ

Hayır, gerçek şu ki insan taşkınlaşır.

Alak / 7. Ayet
اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ

Kendisini yeterli gördüğü zaman bunu yapar.

Nâziât / 12. Ayet
قَالُوا تِلْكَ اِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۢ

O zaman bu dönüş bizim için tam bir kayıp olur dediler