Hastalar için şifa duaları, rahatsızlık dönemlerinde Allah’a yönelmek, manevi güç bulmak ve afiyet dilemek isteyenler tarafından sıkça okunur. İslam geleneğinde hastalık karşısında dua etmek, sabır göstermek ve tedavi yollarına başvurmak birlikte değerlendirilir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemden rivayet edilen şifa duaları, hasta ziyareti sırasında okunabilecek dualar ve Kur’an’da geçen şifa âyetleri bu konuda en çok araştırılan metinler arasında yer alır.
Hz. Aişe radıyallahu anhâdan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, kendisine bir hasta getirildiğinde Allah’tan şifa dileyerek dua ederdi. Bu dua, hastalığın giderilmesi ve geride hiçbir rahatsızlık kalmaması için yapılan en bilinen şifa dualarındandır.
Arapça:
اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ، أَذْهِبِ الْبَأْسَ، اشْفِ أَنْتَ الشَّافِي، لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Türkçe Okunuşu:
Allahümme Rabben-nâs, ezhibil-be’s, işfi ente’ş-Şâfî, lâ şifâe illâ şifâük, şifâen lâ yugâdiru sekamâ.
Anlamı:
Ey insanların Rabbi olan Allah’ım, bu hastalığı gider. Şifa ver; çünkü şifa veren ancak Sensin. Senin vereceğin şifadan başka gerçek şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki geride hiçbir hastalık bırakmasın.
Kaynak: Buhârî, Merdâ, 20; Müslim, Selâm, 46; Ebû Dâvud, Tıbb, 18, 19
İbn Abbas radıyallahu anh rivayetine göre bir kadın Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme gelerek sara rahatsızlığı yaşadığını ve bu durumda açıldığını söyledi. Allah Resûlü ona isterse sabretmesini ve bunun karşılığında cennetle müjdelenmesini, isterse Allah’a şifa için dua edeceğini bildirdi.
Kadın sabretmeyi tercih etti, fakat sara anında açılmamak için dua edilmesini istedi. Peygamber Efendimiz de onun bu hali yaşamaması için dua etti. Bu rivayet, hastalık karşısında sabrın değerini ve dua ile Allah’a yönelmenin önemini gösterir.
Bu bölümde özel bir Arapça dua lafzı nakledilmemiştir. Rivayette öne çıkan mesaj, hastalık karşısında sabır, edep ve Allah’tan yardım istemektir.
Kaynak: Buhârî, Merdâ, 6; Müslim, Birr, 54
Diş ağrısı için aktarılan rivayetlerde, ağrıyan dişin üzerine şehadet parmağını koyarak Yâsîn Suresi’nin son kısmının okunması tavsiye edilmiştir. Bu bölüm kısa bir dua lafzından çok, Yâsîn Suresi’nin son âyetleriyle Allah’tan şifa isteme şeklinde değerlendirilir.
Arapça Tavsiye Lafzı:
ضَعْ إِصْبَعَكَ السَّبَّابَةَ عَلَى ضِرْسِكَ، ثُمَّ اقْرَأْ آخِرَ يٰسٓ
Türkçe Okunuşu:
Da‘ isbaake’s-sebbâbete alâ dırsike, sümme ikra’ âhire Yâsîn.
Anlamı:
Şehadet parmağını ağrıyan dişinin üzerine koy, sonra Yâsîn Suresi’nin son kısmını oku.
إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Türkçe Okunuşu
İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehû kun fe yekûn.
Fe sübhânellezî bi yedihî melekûtu kulli şey’in ve ileyhi turceûn.
Anlamı
Allah bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece ol der; o da hemen oluverir.
Her şeyin hükümranlığı elinde bulunan Allah her türlü eksiklikten uzaktır. Siz de O’na döndürüleceksiniz.
Vücutta hissedilen ağrı ve rahatsızlık için rivayet edilen dualardan biri de kişinin elini ağrıyan bölgeye koyarak Allah’ın izzetine ve kudretine sığınmasıdır. Bu dua okunurken önce besmele çekilir, ardından dua yedi defa tekrar edilir.
Arapça:
بِسْمِ اللَّهِ
أَعُوذُ بِعِزَّةِ اللَّهِ وَقُدْرَتِهِ مِنْ شَرِّ مَا أَجِدُ وَأُحَاذِرُ
Türkçe Okunuşu:
Bismillâh.
Eûzü bi izzetillâhi ve kudretihî min şerri mâ ecidu ve uhâzir.
Anlamı:
Allah’ın adıyla. Hissettiğim ve sakındığım bu rahatsızlığın şerrinden Allah’ın izzetine ve kudretine sığınırım.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem rahatsızlandığında Cebrâil aleyhisselamın rukye yaptığı ve Allah’ın adıyla şifa dilediği rivayet edilir. Bu dua, hastalık, zarar, haset ve nazar gibi manevi sıkıntılardan Allah’a sığınmak için okunabilir.
Arapça:
بِسْمِ اللَّهِ أَرْقِيكَ، مِنْ كُلِّ شَيْءٍ يُؤْذِيكَ، مِنْ شَرِّ كُلِّ نَفْسٍ أَوْ عَيْنِ حَاسِدٍ، اللَّهُ يَشْفِيكَ، بِسْمِ اللَّهِ أَرْقِيكَ
Türkçe Okunuşu:
Bismillâhi erkîke, min kulli şey’in yu’zîke, min şerri kulli nefsin ev aynin hâsidin, Allahu yeşfîke, bismillâhi erkîke.
Anlamı:
Allah’ın adıyla sana okuyorum. Seni rahatsız eden her şeyden, her nefsin şerrinden ve haset eden gözün zararından Allah sana şifa versin. Allah’ın adıyla sana okuyorum.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem rahatsızlandığında Muavvizeteyn surelerini okur, kendi üzerine üfler ve eliyle bedenini mesh ederdi. Bunun yanında hastalık ve sıkıntı zamanlarında Allah’tan doğrudan şifa istemek için şu dua da okunur.
Arapça:
بِسْمِ اللَّهِ، اللَّهُمَّ دَاوِنِي بِدَوَائِكَ، وَاشْفِنِي بِشِفَائِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ، وَاحْدُرْ عَنِّي أَذَاكَ
Türkçe Okunuşu:
Bismillâh. Allahümme dâvinî bi devâik, veşfinî bi şifâik, ve ağninî bi fadlike ammen sivâk, vahdur annî ezâk.
Anlamı:
Allah’ın adıyla. Allah’ım, beni kendi devânla tedavi et. Bana kendi şifânla şifa ver. Lütfunla beni Senden başkasına muhtaç etme ve beni zararlardan uzak tut.
Kaynak: Heysemî, X, 180
Hasta ziyareti sırasında okunabilecek dualardan biri, büyük Arş’ın Rabbi olan Allah’tan hasta için şifa istemektir. Rivayette bu duanın yedi defa okunması tavsiye edilmiştir.
Arapça:
أَسْأَلُ اللَّهَ الْعَظِيمَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ أَنْ يَشْفِيَكَ
Türkçe Okunuşu:
Es’elullâhel-azîme rabbel-arşil-azîmi en yeşfiyek.
Anlamı:
Büyük Allah’tan, büyük Arş’ın Rabbi olan Allah’tan sana şifa vermesini isterim.
Kaynak: Ebû Dâvud, Cenâiz, 8; Tirmizî, Tıbb, 32; İbn Hanbel, I, 239
Kur’an’da geçen şifa âyetleri, hastalar için dua etmek, gönül ferahlığı istemek ve Allah’tan afiyet dilemek isteyenler tarafından okunur. Bu âyetler, Kur’an’ın müminler için rahmet, hidayet ve şifa olduğunu hatırlatır.
Tevbe Suresi 14. Âyet
Arapça:
وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Ve yeşfi sudûra kavmin mü’minîn.
Anlamı:
Allah, mümin bir topluluğun kalplerine şifa verir ve gönüllerini ferahlatır.
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِّنْ رَبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Yâ eyyühen-nâsu kad câetkum mev‘izatun min rabbikum ve şifâun limâ fis-sudûri ve huden ve rahmetun lil-mü’minîn.
Anlamı:
Ey insanlar, size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerde bulunan sıkıntılar için bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.
Arapça:
ثُمَّ كُلِي مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُكِي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا ۚ يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَانُهُ فِيهِ شِفَاءٌ لِّلنَّاسِ ۗ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
Okunuşu:
Sümme kulî min kullis-semerâti feslukî subule rabbiki zululâ. Yahrucu min butûnihâ şarâbun muhtelifun elvânuhû fîhi şifâun lin-nâs. İnne fî zâlike leâyeten li kavmin yetefekkerûn.
Anlamı:
Sonra her türlü meyveden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollara gir. Arıların karınlarından renkleri farklı bir içecek çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Bunda düşünen bir topluluk için ibret vardır.
Arapça:
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ ۙ وَلَا يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إِلَّا خَسَارًا
Okunuşu:
Ve nunezzilu minel Kur’âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil-mü’minîn. Ve lâ yezîduz-zâlimîne illâ hasârâ.
Anlamı:
Biz Kur’an’dan müminler için şifa ve rahmet olan şeyler indiririz. O, zalimlerin ise ancak zararını artırır.
Arapça:
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Okunuşu:
Ve izâ maridtu fe huve yeşfîn.
Anlamı:
Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.
Arapça:
قُلْ هُوَ لِلَّذِينَ آمَنُوا هُدًى وَشِفَاءٌ
Okunuşu:
Kul huve lillezîne âmenû huden ve şifâ.
Anlamı:
De ki: O, iman edenler için hidayet ve şifadır.
Hasta için dua ederken samimi bir kalple Allah’a yönelmek, şifayı yalnızca O’ndan beklemek ve tedavi sebeplerini ihmal etmemek gerekir. Dua, kulun aczini kabul ederek Rabbinden yardım istemesidir. Bu yüzden şifa duaları okunurken umut, teslimiyet ve sabır birlikte bulunmalıdır. Hasta ziyareti sırasında kısa, anlaşılır ve rahatsız etmeyen dualar tercih edilebilir. Hastanın yanında yüksek sesle uzun okumalar yapmak yerine, gönülden yapılan sade bir dua çoğu zaman daha uygun olur. Rahatsızlığı olan kişi için afiyet, güç, sabır ve hayırlı şifa dilemek güzel bir davranıştır.