Vakıa Suresi, Kur’an-ı Kerim’de kıyamet, ahiret hayatı, cennet, cehennem ve insanın amellerine göre karşılaşacağı sonuçları anlatan önemli surelerden biridir. 96 ayetten oluşan sure, Mekke döneminde nazil olmuştur. İsmini ilk ayette geçen Vakıa kelimesinden alır. Bu kelime, gerçekleşmesi kesin olan büyük olay anlamına gelir ve surede kıyamet gerçeğine işaret eder. Uzun bir sure olduğu için Vakıa Suresi ezberi zaman alabilir. Birçok kişi Vakıa Suresi Arapça okunuşu, Türkçe meali, anlamı, konusu ve faziletleri hakkında bilgi arar. Surede insanın yaratılışı, ölüm gerçeği, ahiret hesabı ve Allah’ın kudreti güçlü örneklerle anlatılır.
Bismillahirrahmanirrahim
1. İza veka'atilvaki'atu.
2. Leyse livak'atiha kazibetun.
3. Hafıdatun rafi'tun.
4. İza ruccetil'ardu reccen.
5. Ve bussetilcibalu bessen.
6. Ve fekanet hebaen munbessen.
7. Ve kuntum ezvacen selaseten.
8. Feashabulmeymeneti ma ashabulmeymeneti.
9. Ve ashabulmeş'emeti ma ashabulmeş'emeti.
10. Vessabikunessabikune.
11. Ulaikelmukarrabune.
12. Fiy cennatin na'ıymi.
13. Sulletun minel'evveliyne.
14. Ve kaliylun minel'ahıriyne.
15. 'ala sururin medunetun.
16. Muttekiiyne 'aleyha mutekabiliyne.
17. Yetufu 'aleyhim veldanun muhalledune.
18. Biekvabin ve ebariyka ve ke'sin min ma'ıynin.
19. La yusadda'une 'anha ve la yunzifune.
20. Ve fakihetin mimma yetehayyerune.
21. Ve lahmi tayrin mimma yeştehune.
22. Ve hurun 'ıynun.
23.Keemsalillu'luilmeknuni.
24.Cezaen bima kanu ya'melune.
25.La yesme'une fiyha lağven ve la te'siymen.
26.İlla kıylen selamen selamen.
27.Ve ashabulyemiyni ma ashabulyemiyni.
28.Fiy sidrin mahdudin.
29.Ve talhın mendudin.
30.Ve zıllin memdudin.
31.Ve main meskubin.
32.Ve fakihetin kesiyretin.
33.La maktu'atin ve la memnu'atin.
34.Ve furuşin merfu'atin.
35.İnna enşe'nahunne inşaen.
36.Fece'alnahunne ebkaren.
37.'Uruben etraben.
38.Liashabilyemiyni.
39.Sulletun minel'evveliyne.
40.Ve sulletun minelahiriyne.
41.Ve ashabuşşimali ma ishabuşşimali.
42.Fiy semumin ve hamiymin.
43.Ve zıllin min yahmumin.
44.La baridin ve la keriymin.
45.İnnehum kanu kable zalike mutrefiyne.
46.Ve kanu yusırrune 'alelhınsil'azıymi.
47.Ve kanu yekulune eiza mitna ve kunna turaben ve 'ızamen einne lemeb'usune.
48.Eve abaunel'evvelune.
49.Kul innel'evveliyne vel'ahıriyne.
50.Lemecmu'une ila miykati yevmin ma'lumin.
51.Summe innekum eyyuheddallunelmukezzibune.
52.Leakilune min şecerin min zakkumin.
53.Femaliune minhelbutune.
54.Feşaribune 'aleyhi minelhamiymi.
55.Feşaribune şurbelhiymi.
56.Haza nuzuluhum yevmeddiyni.
57.Nahnu halaknakum felevla tusaddikune.
58.Efereeytum ma tumnune.
59.Eentum tahlukunehu em nahnulhalikune.
60.Nahnu kadderna beynekumulmevte ve ma nahnu bimesbukıyne.
61.'Ala en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fiy ma la ta'lemune.
62.Ve lekad 'alimtumunneş'etel'ula felevla tezekkerune.
63.Efereeytum ma tahrusune.
64.Eeentum tezre'unehu em nahnuzzari'une.
65.Lev neşa'u lece'alnahu hutamen fezaltum tefekkehune.
66.İnna lemuğremune.
67.Bel nahnu mahrumune.
68.Efereeytumulmaelleziy teşrebune.
69.Eentum enzeltumuhu minelmizni em nahnulmunzilune.
70.Lev neşa'u ce'alnahu ucacen felevla teşkurune.
71.Efereeytumunnarelletiy turune.
72.Eentum enşe'tum şecereteha em nahnul munşiune.
73.Nahnu ce'alnaha tezkireten ve meta'an lilmukviyne.
74.Fesibbıh bismi rabbikel'azıymi.
75.Fe lâ uksimu bi mevâkiin nucûm(nucûmi).
76.Ve innehu lekasemun lev ta'lemune 'azıymun.
77.İnnehu lekur'anun keriymun.
78.Fiy kitamin meknunin.
79.La yemessuhu illâ-l mutahherûne.
80.Tenziylun min rabbil'alemiyne.
81.Efebihazelhadiysi entum mudhinune.
82.Ve tec'alune rizkakum ennekum tukezzibune.
83.Felevla iza beleğatilhulkume.
84.Ve entum hıyneizin tenzurune.
85.Ve nahnu akrebu ileyhi minkum ve lakin la tubsırune.
86.Felevla in kuntum ğayre mediyniyne.
87.Terci'uneha in kuntum sadikıyne.
88.Feemma in kane minelmukarrebiyne.
89.Feravhun ve reyhanun ve cennetu na'ıymin.
90.Ve emma in kane min ashabilyemiyni.
91.Feselamun leke min ashabilyemiyni.
92.Ve emma in kane minelmukezzibiyneddalliyne.
93.Fenuzulun min hamiymin.
94.Ve tasliyetu cahıymin.
95.İnne haza lehuve hakkulyakıyni.
96.Fesebbih bismi rabbikel'azıymi.
Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla
1-2. Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.
3-7.Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
10-11. (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.
13-14. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
15-16. Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevherâtla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
17-21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
22-23. Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.
28-34. (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.
36-38. Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
39-40. Bunların birçoğu öncekilerden, bir çoğu da sonrakilerdendir.
42-44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!..
49-50. De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."
51-52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.
60-61. Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.
75-76. Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-
81-82. Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?
86-87. Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!
88-89. Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.
90-91. Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.
92-93. Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
Vakıa Suresi, adını ilk ayette geçen Vakıa kelimesinden alır. Bu ifade, mutlaka meydana gelecek büyük olay anlamına gelir. Surede bu büyük olay kıyamet olarak anlatılır. Kıyametin kopuşu, insanların ahiretteki durumları ve Allah’ın kudretini gösteren deliller surenin temel konularını oluşturur.
Surede insanlar üç grup halinde ele alınır. Bunlardan ilki sâbikûn olarak ifade edilen, hayırda ve imanda öne geçen kimselerdir. İkinci grup ashâb-ı meymene yani ahiret mutluluğuna ulaşan müminlerdir. Üçüncü grup ise ashâb-ı meş’eme olarak geçen, günah ve inkâr içinde kalan kimselerdir. Vakıa Suresi, bu grupların ahirette karşılaşacağı sonuçları açık ve etkileyici bir dille bildirir.
Cennet ehli için huzur, nimet, selam ve güven dolu bir karşılık anlatılırken; inkârda ısrar edenlerin ise ağır bir azapla yüzleşeceği belirtilir. Surede cennet ve cehennem tasvirlerinin yanında insanın yaratılışı, ekilen tohum, içilen su ve tutuşturulan ateş gibi örneklerle Allah’ın her şeye gücü yettiği hatırlatılır.
Vakıa Suresi, kıyametin gerçekliği konusunda insanı düşünmeye çağırır. Dünya hayatının geçici olduğunu, ölümün kaçınılmazlığını ve ahiret hazırlığının önemini vurgular. Bu yönüyle sure, yalnızca okunacak bir metin değil, anlamı üzerinde derin şekilde düşünülmesi gereken güçlü bir ilahi uyarıdır.
Vakıa Suresi faziletleri hakkında farklı rivayetler bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in sabah namazlarında Vâkıa Suresi okuduğuna dair rivayet sahih kabul edilmiştir. Bu bilgi, surenin ibadet hayatındaki yerini göstermesi bakımından önemlidir.
Abdullah b. Mesud’un ölüm hastalığı döneminde Hz. Osman tarafından ziyaret edildiği, Hz. Osman’ın kendisine beytülmalden bir bağış yapılmasını teklif ettiği rivayet edilir. Abdullah b. Mesud’un buna ihtiyacı olmadığını söylediği, kızları için endişe edilmemesi gerektiğini belirterek onlara her gece Vâkıa Suresi okumalarını öğrettiğini ifade ettiği aktarılır. Bu rivayette, her gece Vâkıa Suresi okuyan kimseye fakirliğin dokunmayacağına dair bir söz de yer alır.
Bununla birlikte her gece Vâkıa Suresi okuyan kişinin fakirlik çekmeyeceğine dair rivayetin sıhhati konusunda farklı değerlendirmeler yapılmıştır. Bazı kaynaklarda bu rivayetin sahih olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle Vakıa Suresi okunurken asıl amaç, surenin mesajını anlamak, kıyamet ve ahiret bilincini canlı tutmak, Allah’ın kudretini tefekkür etmek olmalıdır.
Vakıa Suresi, insana ölümü, hesabı, cennet ve cehennem gerçeğini hatırlatır. Bu nedenle sureyi okumak kadar, anlamını bilerek okumak da önemlidir. Surede verilen mesajlar, kişinin dünya hayatına bakışını güçlendirir ve ahiret bilinciyle yaşamasına katkı sağlar.
Vakıa Suresi, kıyamet gününü, ölüm gerçeğini, ahiret hayatını ve Allah’ın kudretini hatırlattığı için okunur. Sure, insanı gafletten uzaklaştıran, dünyaya aşırı bağlanmanın geçiciliğini gösteren ve ahiret hazırlığını öne çıkaran güçlü mesajlar içerir.
Surede insanın yaratılışından rızkına, içtiği sudan ölüm anına kadar birçok konu üzerinden Allah’ın kudreti anlatılır. Bu nedenle Vakıa Suresi, hem ibadet niyetiyle hem de anlamı üzerinde düşünmek amacıyla okunabilir.
Vakıa Suresi 96 ayetten oluşur. Kur’an-ı Kerim’in 56. suresidir ve Mekke döneminde nazil olmuştur. Surede kıyametin kopuşu, insanların ahirette üç gruba ayrılması, cennet ve cehennem tasvirleri, ölüm gerçeği ve Kur’an’ın değeri anlatılır.