
On bir ayın sultanı, rahmet ve mağfiret ayı Ramazan-ı Şerif, evlerimize huzur, sofralarımıza eşsiz bir bereket getirmek üzere bir kez daha kapılarımızı çalıyor. İslam alemi olarak büyük bir manevi heyecanla beklediğimiz bu mübarek günler, sadece ibadetlerimizi yerine getirdiğimiz değil, aynı zamanda yeryüzündeki tüm mazlumların, yetimlerin ve darda kalmışların derdiyle dertlendiğimiz çok özel bir arınma mevsimidir.
MİSDER (Mis Darüsselam İnsani Yardım Derneği) olarak bu yılki Ramazan çalışmalarımızı, yüreklerimizi yakan, uykularımızı kaçıran bir coğrafyaya, gözbebeğimiz Gazze’ye adadık. Bu kutlu yola çıkarken de rotamızı belirleyen, omuzlarımızdaki yükün ağırlığını hissettiren çok derin bir şuurla hareket ediyoruz ve diyoruz ki: "Ramazan Ümmete Emanet." Biliyoruz ki, iftar vaktinde sofrasına koyacak bir lokma ekmeği dahi olmayan her Gazzeli çocuk, bir yudum temiz suya hasret kalan her kardeşimiz bize emanettir.
Aylardır tarihin gördüğü en büyük acılardan birine sahne olan, tarifsiz bir yıkımın ve gözyaşının merkezi haline gelen Gazze, bugün kelimenin tam anlamıyla insanlık vicdanının en büyük imtihanıdır. Orada, bombaların ve yıkıntıların gölgesinde hayata tutunmaya çalışan, anne ve babasını kaybetmiş binlerce yetim yavrumuz, evsiz barksız kalmış on binlerce ailemiz var. Gazze'deki kardeşlerimiz, bugün sadece bir kap sıcak yemeğe değil, aynı zamanda Müslüman aleminin, bizlerin onları unutmadığını, yanlarında dağ gibi durduğunu hissetmeye her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyuyor. "Ramazan Ümmete Emanet" diyerek başlattığımız bu seferberlikte, Gazze'nin yıkık dökük sokaklarında, derme çatma çadır kentlerinde kurduğumuz iftar sofraları, sadece açlıkları gidermekle kalmıyor; o yaralı ve yorgun yüreklere bir nebze olsun umut taşıyor, merhem oluyor.
Oradaki masum çocukların, zorluklar ve korkular içinde yaşarken, önlerine konan sıcak bir iftarlık karşısında yüzlerine yansıyan o ufak tebessüm, inanın dünyalara bedel bir sevinç kaynağıdır. Bizler, siz hayırseverlerimizin şefkatle uzattığı yardım eli sayesinde Gazze’deki mazlumlara ulaşıyor, ezan sesleriyle birlikte açılan o masum ellerin duasına ortak oluyoruz. Abluka altında nefes almaya çalışan bir halka, yalnız olmadıklarını, Türkiye’deki kardeşlerinin kalbinin onlarla attığını tüm dünyaya haykırıyoruz.
Yardımlaşma ve dayanışma duygusunun zirveye ulaştığı bu mübarek ayda, bağışçılarımızın aklındaki en temel hassasiyetin "Acaba emanetim doğru yere, gerçekten ihtiyaç sahibine eksiksiz ulaşıyor mu?" sorusu olduğunu çok iyi biliyoruz. Şeffaflık, güven ve tam hesap verebilirlik, MİSDER olarak bizim asla taviz vermediğimiz en önemli kırmızı çizgimizdir. Faaliyetlerimizi tamamen yasal, şeffaf ve devlet denetimine açık bir çerçevede yürütmekteyiz; bu bağlamda derneğimiz İstanbul Valiliği'nden alınmış resmi yardım toplama izni ile hareket etmektedir.
Bu resmi ve yasal güvencenin yanı sıra, saha operasyonlarımızda bağışçılarımızın içini tamamen rahatlatacak, güven bağlarını sımsıkı örecek çok özel bir takip sistemi uyguluyoruz. Bize emanet ettiğiniz her bir iftar ve su bağışı, Gazze sahasında birebir yetimlere ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken titizlikle kayıt altına alınmaktadır. Gerçekleştirilen her iftar organizasyonunda, bağışçımızın ismi okunarak özel olarak video çekilmekte ve bu videolar doğrudan destek olan hayırseverimize cep telefonu üzerinden gönderilmektedir. Yani sizler evinizde ailenizle huzurla iftarınızı açarken, kilometrelerce ötede, harabeye dönmüş bir şehirde sizin sayenizde orucunu açan bir yetimin o anki mutluluğuna bizzat şahitlik edebiliyorsunuz. Bu şeffaf sistem, aradaki tüm fiziksel mesafeleri ortadan kaldırıyor ve iyiliğin somut bir köprüsünü kuruyor.
Gelin, bu Ramazan ayında kendi sofralarımızın bereketini, Gazze'deki yetimlerin ve mazlumların o eşsiz dualarıyla taçlandıralım. Paylaştıkça çoğalan bereketin idrakiyle, "Ramazan Ümmete Emanet" çağrımıza yürekten kulak vermenizi, bu sese ses olmanızı bekliyoruz. Bu büyük iyilik kervanına katılmak inanın bütçenizi zorlamayacak kadar kolay. Gazze'de bir yetimin veya darda kalmış bir kardeşimizin yüzünü güldürecek bir günlük iftar bedeli yalnızca 160 TL. Altyapısı tamamen çökmüş, temiz içme suyu bulmanın neredeyse imkansız hale geldiği bu coğrafyada, o masum yavrulara hayat verecek içme suyu hissesi ise sadece 200 TL.
Kendi iftar menünüzden, günlük küçük masraflarınızdan ayıracağınız bu mütevazı meblağlarla, dünyanın en zor günlerini yaşayan o çaresiz bir ailenin en büyük kahramanı, en büyük umudu olabilirsiniz. Unutmayalım ki bizler, komşusu açken tok yatmayı reddeden bir inancın ve medeniyetin temsilcileriyiz. Bugün Gazze ağır bir enkaz altındayken, kardeşlerimiz açlık ve susuzlukla imtihan edilirken, bize düşen seyirci kalmak değil, var gücümüzle seferber olmaktır. Valilik onaylı, video geri dönüşlü, son derece güvenilir ve şeffaf iyilik kapısı MİSDER üzerinden bağışlarınızı ulaştırabilir, bu Ramazan’ı Gazze için gerçek manada bir merhamet mevsimine dönüştürebilirsiniz. İyiliğin sınırı ve engeli yoktur. Şimdi, o sınırları aşma ve zor günlerde Gazze'nin elinden sımsıkı tutma vaktidir.