Duanın kabul olması için kulun önce Allah’a yönelişini samimiyet, helal lokma, sabır ve teslimiyetle güçlendirmesi gerekir. Dua, sadece istek söylemek değil, aczini fark eden insanın Rabbine sığınmasıdır. Haramdan uzak durmak, tövbe ve istiğfar ile kalbi arındırmak, duaya hamd ve salavatla başlamak, acele etmeden hayırlısını istemek gerekir. Kabul süreci bazen istenen şeyin hemen verilmesi, bazen daha hayırlı bir kapının açılması, bazen de ahiret için karşılık hazırlanması şeklinde anlaşılır. Samimi dua eden kişi, cevabı kendi takvimine hapsetmez. Allah’ın rahmetine güvenir, emeğini bırakmaz ve gönlünü kırmadan bekler. Helal lokma, temiz kazanç ve kırık kalpleri onarma çabası da duanın hayatla bağını güçlendirir. İnsan, dua ederken sadece elini değil, davranışlarını da Rabbine yöneltmiş olur.
Dua nasıl yapılır sorusunun ilk cevabı, içtenliktir. Kul, Allah’ın duyduğunu ve dilediğinde cevap vereceğini bilerek yalvarır. Dua adabı içinde hamd, salavat, günahı itiraf, helal kazanç, kul hakkından sakınma ve hayırlı olanı isteme yer alır. Kişi kendisi, ailesi, çocuğu veya malı aleyhine beddua etmekten kaçınır. Öfke anında kurulan ağır cümleler sonradan pişmanlık doğurabilir.
Günlük hayatta sınav, iş görüşmesi veya hastalık süreci yaşayan biri sadece sözle dua edip gayreti bırakmaz. Dersine çalışır, doktora gider, başvurusunu yapar ve sonra Rabbinden hayırlı kapı ister. Samimi dua tam da böyle bir dengeyle güçlenir. Kalp yumuşar, kişi elinden geleni yapar ve cevabı Allah’a bırakır. Temiz kazanç hassasiyeti burada çok değerlidir. Hileli kazanç, kul hakkı veya haram alışkanlıklar kişinin iç huzurunu zedeler. Dua eden insan, geçimini, sözünü ve ilişkilerini de gözden geçirir.
Kabul olan dua için en değerli adım, Allah’a saygı ve güvenle yönelmektir. Duaya güzel isimlerle başlamak, Peygamber Efendimize salavat getirmek ve içten bir dille istemek tavsiye edilir. Kabul olan dua arayan kişi, hazır metinleri okuyabilir fakat ezber cümlenin yanına kendi iç sesini de eklemelidir. Dilek duası, kulun Allah’tan hayırlı bir isteği edep içinde talep etmesidir. Dilek duası isteyen biri, arzusunun haram veya kul hakkı içermediğinden emin olmalıdır.
Dua dili kurmakta zorlananlar Allah’a edilebilecek dualar rehberinden sade niyaz cümleleriyle ilerleyebilir. Pişmanlık ve arınma isteği duyanlar tövbe duası içeriğiyle af dileme adabını öğrenebilir. Tövbe ve istiğfar, kalbi yükten arındırır ve duaya daha mahcup bir duruş verir. İnsan Rabbinden isterken başkasının hakkını çiğnemeyi, haram bir ilişkiyi ya da kötü niyeti istemez. Hayırlı olanı talep etmek, duaya olgun bir yön verir.
Dua vakitleri, kalbin daha uyanık olduğu anları hatırlatır. Seher vakti, namaz sonrası, ezanla kamet arası, cuma saati, yağmur anı, iftar vakti ve secde hali dua için güzel zamanlardır. Dua vakitleri araştıran kişi, sadece saat aramak yerine kalp hazırlığını da düşünmelidir. Acelecilik, duanın ruhunu zedeler. İnsan hemen karşılık göremeyince vazgeçmemelidir.
Dua nasıl yapılır diye soran bir anne, çocuğunun sağlığı için doktora giderken Allah’a da içten yönelir. Bir esnaf, işinin bereketi için helal kazanca dikkat eder, müşteriye doğru söz söyler, ardından Rabbinden hayırlı rızık ister. Dua adabı burada hayatın tamamına yayılır. Söz temiz, kazanç temiz, niyet temiz olunca kalp daha huzurlu hale gelir.
Dua, insanı pasif bekleyişe çağırmaz. Kul çalışır, yanlışını düzeltir, kırdığı kalbi onarır ve Allah’tan en hayırlı kapıyı ister. İstenen şey gelmezse, kişi reddedildiğini sanmamalıdır. Bazen korunmak, bazen gecikmek, bazen daha iyiye yönelmek de rahmettir. Sakin bakış, duayı telaşlı beklenti olmaktan çıkarır ve güvenli bir teslimiyete dönüştürür. Kulun görevi kapıyı edeple çalmak, gönlünü diri tutmak ve umudu terk etmemektir. Dua bitince aceleyle eski hatalara dönmemek gerekir. Küçük bir sadaka, güzel bir söz, helallik isteme veya kırgınlığı onarma adımı, kalpteki yönelişi günlük hayata taşır ve kulluğu sıcak tutar.