Kıyamet ne zaman kopacak sorusunun kesin cevabı insan bilgisine açık değildir. Kur’an’da zaman bilgisinin Allah katında olduğu bildirilir. Cibril hadisi de peygamberlerin dahi kesin tarih vermediğini gösterir. Kıyametin vakti gizli kaldığı için Müslüman, takvim hesabı peşinde yorulmaz. Asıl görev iman, ibadet, güzel ahlak ve kul hakkı hassasiyetidir. Korkuya kapılmak yerine hayatı düzeltmek, aileye iyi davranmak, helal kazanca dikkat etmek ve dua ile kalbi diri tutmak gerekir.
Kıyametin vakti hakkında gün ya da yıl söylemek dini açıdan güvenilir değildir. Geçmişte bazı rivayetleri, takvimleri ya da toplumsal olayları yorumlayarak tarih veren kişiler çıkmıştır. Fakat ana ölçü değişmez: Gayb bilgisi Allah’a aittir. İnsan, bilmediği alanda iddialı cümle kurmak yerine kendi sorumluluğuna bakmalıdır. Bir genç sosyal medyada yakın tarih veren paylaşım görür. Panik yaşamak yerine güvenilir dini bilgiye yönelir, namazını düzene koyar, kırdığı kalpler varsa helallik ister. Merak, korkuya değil olgun bir iç muhasebeye döner. Aile içinde de aynı denge gerekir. Çocuğun sorduğu soruya sert, korkutucu cümlelerle değil, Allah’ın bildirdiği sınır kadar konuşan sakin bir dille cevap vermek daha güvenli olur.
Kıyamet alametleri, kesin tarih vermek için değil, insanı gafletten uyandırmak için anlatılır. Dini kaynaklarda ilmin azalması, cehaletin artması, fitnenin yayılması, büyük zelzeleler, Deccal, Hazreti Mehdi, Hazreti İsa’nın inişi, Yecüc ve Mecüc, güneşin batıdan doğması gibi başlıklar yer alır. Büyük alametler, dünyanın son safhasına dair ciddi işaretlerdir. Her olağanüstü olayı hemen kesin alamet diye ilan etmek doğru bir yaklaşım değildir. Deprem, savaş veya toplumsal kargaşa yaşayan insan, ders alır, dua eder, tedbir alır ve yardıma koşar. Fakat insanları telaşa sürükleyecek tarih iddialarına bağlanmaz. Söz konusu işaretler, liste ezberinden çok sorumluluk çağrısıdır. Müslüman, haberleri takip ederken kalbini korkuyla doldurmak yerine kulluğunu güçlendirmeye odaklanır. Çünkü kıyamet inancı, sadece gelecekte yaşanacak büyük sarsıntıyı değil, bugünkü hayatın hesabını da hatırlatır.
Kıyamet günü, dünya hayatının kapanıp ahiret hesabının başlayacağı büyük gündür. Ahirete hazırlık, uzak bir zaman için beklemek değil, bugünden daha temiz yaşamaya çalışmaktır. Namazı korumak, doğru sözlü olmak, helal kazanç aramak, kul hakkından sakınmak ve ihtiyaç sahibini gözetmek en sade hazırlık yollarıdır.
Kalbini toparlamak isteyenler tövbe duası içeriğiyle bağışlanma dualarını öğrenebilir. Hesap günü inancı insanı dünyadan koparmaz, daha merhametli ve daha dikkatli yaşama çağırır.
Ahirete hazırlık, aile içinde güzel sözle, işte dürüst emekle, komşuya duyarlılıkla ve ibadette devamlılıkla güçlenir. Ahir zaman haberleri merak edilse de Müslüman için değerli yol, bugün doğru kalmak ve yarına temiz niyetle yürümektir. Ahir zaman bilinci korku değil, uyanıklık ve sorumluluk getirir. Büyük alametler hakkında bilgi sahibi olmak faydalıdır. Asıl değer, her günü Allah’a karşı mahcup olmayacak şekilde yaşamaktır. Kişi, kesin tarihi bilmediği halde hesap vereceğini bilir. Söz konusu bilinç alışverişte hileden, evde kırıcı sözden, işte haksız kazançtan uzak durmayı kolaylaştırır. Yani soru, merakla başlayıp ahlakı güzelleştiren bir uyarıya dönüşür. Her günkü küçük tercih, ahiret inancının davranışa yansıyan işareti olur ve kalbi sakinleştirir.